Entegrasyon konusunda önemli ve başarılı adımlar atan Sahel Konfederasyonu, ECOWAS tehditlerinin boşa çıkmasıyla birlikte bir dış müdahale ihtimalini de ortadan kaldırarak kağıt üstünde bölge için güçlü bir gelecek inşa etmektedir.
Diplomasi, ekonomi, güvenlik ve kültürel alışverişe uzanan bağlara sahip Türkiye için böyle bir dönüşüm geniş kapsamlı sonuçlara sahiptir. Anayasal meşruiyet yoluyla tutarlılığını yeniden kazanan bir Libya, yeniden inşa etmek, yeniden açılmak ve uluslararası alanda yeniden etkileşime girmek için daha iyi bir konumda olacaktır.
Burada not edilmesi gereken en önemli noktaysa 200 milyondan fazla nüfusu olan ve dini demografisi Hristiyanlarla Müslümanlar arasında yarı yarıya bölünmüş olan bir ülkeye Selefi ideolojinin sıçraması, Afrika’da önü alınamaz bir krizin yayılmasına yol açacaktır.
2021 yılında gerçekleşen Myanmar darbesi, Çin’in bölgedeki en önemli müttefiklerini devirerek Çin’in bölgedeki stratejik çıkarlarını büyük riske sokup Çin’i darbecilerle işbirliği yapmaya zorladı. Çin’in bölgede istikrarı sağlama hedefi için cunta karşıtı demokratik partizanların iktidara gelmemesi mühim olsa da, cuntaya yönelik olan geniş halk nefreti uzun vadede Çin’in çıkarları için yine tehlikelidir.
Görüldüğü gibi Çin birçok ulusal güvenlik sorununu aşabilmek için Myanmar’ı önemli bir merkez olarak görmektedir ve bu ülkenin altyapısına önemli yatırımlar yapmıştır. Ancak önceden de bahsedildiği gibi Myanmar rayına oturmakta ciddi zorluklar yaşayan bir ülke, bugün bile kanlı bir iç savaş yaşayan Myanmar bu tarz stratejik yatırımlar için hiç de güvenli bir ülke değil.
Trump’ın ulusal değerlere saygılı, ticari ortaklıkları önceleyen, askeri ve siyasi müdahaleciliğe karşı şüpheli yaklaşan ancak yeri geldiğinde güç kullanımıyla barışı sağlamaya hazır olan yeni dış politikası, ABD’nin geleneksel dış politikasından keskin bir dönüşü simgelemektedir. Bu yeni dış politikanın ne kadar başarılı olacağını zaman gösterecek.
Siyasetçiler ve bürokratlar belki de göç sonucu ortaya çıkan suç çetelerinin mensuplarının ‘’İnsan hakları ihlali olacağı’’ gerekçesiyle ülkeden dışarıya çıkarılamamasını kabul edebilir. Ancak göç krizinden doğrudan etkilenen vatandaşlar için bu ‘’yargı vesayeti’’ yalnızca güçler ayrılığını hiçe sayarak ‘’gerekeni yapacak’’ olan güçlü liderleri daha çekici gösterecektir.